>

Dilimiz Kimliğimizdir/ Şükrü ÜNALAN

  Dilimiz Kimliğimizdir/ Şükrü ÜNALAN       Milletler ve toplumlar arasındaki karşılıklı ilişkiler ve kültür alış verişleri, tarih boyunca çeşitli alanlarda kelime alış verişlerine de yol açmıştır. Bunun örneklerini değişik oranlarda hemen her dilde görmek mümkündür. Bir dile bu yolla giren yabancı kelime ve ekler, ya o dilde beliren bazı kavram ve şekil boşluklarını doldurma amacına dayanmaktadır yahut da zaman zaman görüldüğü üzere, yabancı kelimelere karşı duyulan moda hâline gelmiş hayranlık ve dolayısıyla bir tür taklitçilik eğiliminden kaynaklanmaktadır. Hayranlık ve taklitçilik eğilimini doğuran etkenler de çeşitlidir.  Dil bir toplumu millet yapan en önemli unsurlardan biridir. Bugün dil birliği bulunmayan ülkelerin ne durumda olduklarını görüyoruz. Kültür emperyalizminde birinci hedef dildir. Dili imha edilerek sömürülen ve yıkılan çok sayıda devlet vardır. Batıya yöneldiğimiz Tanzimat döneminden başlayarak, edebî ilişkilerimiz öncülüğünde, dilimize, Fransızca başta olmak üzere Batı dillerinden çeşitli kelime ve ekler girmeye başlamıştır. Ülkemizde teknik alanlardaki gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlar dolayısıyla hayatımıza giren yabancı kelime ve terimler, bu kavramları karşılayacak Türkçelerinin bulunmaması yüzünden, olduğu gibi dilimize aktarılmış ve bir süre sonra da alışkanlık kazanarak yerleşmeye başlamıştır. Osmanlıcayı Arapça, Farsça kelimelerin yoğunluğu nedeniyle ele...

2011 YGS TÜRKÇE SORULARI

<iframe src="https://docs.google.com/file/d/0B8Z-3siTir7qY2E0MWFkYWEtYmE4My00OThlLWEzMmYtMGU5YjVhNDQ4N2Uz/preview?pli=1&hl=tr" width="640" height="700"></iframe>

TÜRK KÜLTÜRÜNDE NEVRUZ GELENEĞİ

    TÜRK KÜLTÜRÜNDE NEVRUZ GELENEĞİ Nevruz Bayramı, Türk Milleti’nin yüzyıllar ötesinden devam edip gelen geleneksel bayramlarından biridir. Nevruz Bayramı, Türk Milli Kültürü’nde baharın müjdecisi, gece ile gündüzün eşit olduğu ve tabiatın en adaletli günü olarak kabul edilir. Türkler’in yaşadığı en uzak bölgelerde dahi 21 Mart, Nevruz Bayramı olarak çeşitli yöresel etkinliklerle kutlanır. Tabiat ile iç içe, kucak kucağa yaşayan, toprağı “ana” olarak vasıflandıran Türk Düşünce Sisteminde “Baharın gelişi” elbetteki önemli bir yere sahip olacaktı. Kaşgarlı Mahmut, “Bayram” kelimesinin anlamını Divan-ı Lügat-it Türk’te “Bedhrem, halk arasında gülme ve sevinme, bir yerin ışıklarla ve çiçeklerle bezenmesi ve orada sevinç içinde eğlenilmesi” olarak tarif eder. Bayramlar, insanlar arasında karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları gündür. Bayramlar, toplumlarda milli birlik ve beraberliğin, bir arada yaşama arzusunun kuvvetlendiği günlerdir. Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı, sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Eski Türkler’le İranlılar’ın “yıl-başı” kabul ettikleri gün, Farsça bir kelime olan “Nevruz” terimiyle ifade olunmaktadır. Ancak kelime anlamı bakımından “yeni gün” demektir. Araplar’a İranlılar’dan geçen bu adet, başta Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde görüldüğü üzer...

Sevgilim, Bir Günün…

  Sevgilim, Bir Günün…   Sevgilim, bir günün ortası şimdi Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık, Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde Uzat bana uzat ellerini İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu, Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor   Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum kalbim Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır Sevgi eskidikçe sevgi.   Günümüz ekmeğimiz, türkümüz Çoluğumuz çocuğumuz Binalar yan yana yükselip gidiyor Vapurların ağzı köpük içinde Uzaklarda ne kapılar açılıyor Tirenin biri bir istasyona varıyor Ordan çıkıyor biri.   Her şey biliyor her şey Sen biliyor musun bakalım Seni nice sevdiğimi? Üstüne titrediğimi?   Geldiğimi? Gittiğimi?   Hadi!   Cemal Süreya ...

Ömer Seyfettin - Turan Devleti / E-Kitap İndir

Bir milletin tabii hudutları dağlar ve ırmaklar değildir. İstinad ettiği milletin lisani ve dini sınırlarıdır.   Basım Yayın Meslek Birliği'nin şikayeti üzerine bu kitabın yayımı kaldırılmıştır.   Not: Hali hazırda paylaşılan bu kitaplar, genel ağ ortamında paylaşılmış kitaplardır. Telif sahibinin şikayeti üzerine ise güncemizden kaldırılacaktır.

Yozlaşan Türkçe

<a title="Yozlaşan Türkçe" href="http://www.belgeler.com/blg/3t01/yozlaan-trke"    style="margin: 12px auto 6px auto; font-family: Helvetica,Arial,Sans-serif; font-style: normal; font-variant: normal;    font-weight: normal; font-size: 14px; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal;    -x-system-font: none; display: block; text-decoration: underline;">Yozlaşan Türkçe</a><object id="blg_3t01" name="blg_3t01" height="600" width="100%" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.belgeler.com/ext/belgeler_v_e.swf" style="outline:none;" ><param name="movie" value="http://www.belgeler.com/ext/belgeler_v_e.swf" style="outline:none;" >/ext/belgeler_v_e.swf"><param name="wmode" value="opaque">            <param name="bgcolor" value="#ffffff"><param name="allowFullScreen" value="true">            <param name="allowScriptAccess" value="always"><param name="FlashVars" value="id=3t01&embed=true&key=559e9d1b4ed4d8fb8aee1e559789b072"><embed id="blg_3t01" name="blg_3t01" src="http://www.belgeler.com/ext/belgeler_v_e.swf?id=3t01&embed=true&key=559e9d1b4ed4d8fb8aee1e559789b072" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always"            allowfullscreen="true" height="600" width="100%" wmode="opaque" bgcolor="#ffffff"></embed></object>

Türkçeden Dünya Dillerine Geçen Sözcükler

  TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın, kurul üyesi Prof. Dr. Günay Karaağaç'ın yürüttüğü çalışmada yabancı dillerde 10 binin üzerinde Türkçe sözcük olduğunu, Türkçe'den en fazla sözcüğün ise Ermeniler ile Sırplarınaldığını belirlediklerini vurguladı.  Türkçe'den Ermenice'ye verilen bu sözcüklerin yanı sıra, Türkoloji'de Ermeni Kıpçakça'sı diye adlandırılan ve 13. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar Karadeniz'in kuzeyinde kullanılan bu dilin tamamen Türkçe'ye dayandığını ifade eden Akalın, şunları kaydetti: ''Bugün Ermenice'de, gerek Türkiye Türkçesi'nden gerek Azerbaycan Türkçesi'nden alınma Türk dili kökenli yaklaşık 5 bin sözcük kullanılıyor. Elbette diller arasındaki bu etkileşim karşılıklıdır. Türkiye Türkçesi yazı dilinde de Ermenice kökenli bazı sözler var. Ama bunların sayısı yalnızca 16'dır.'' HANGİ DİLDE NE KADAR TÜRKÇE SÖZCÜK VAR Akalın, yazı dilimizdeki yaklaşık 400 alıntıya karşılık Yunanca'ya yaklaşık 3 bin Türkçe kökenli söz verildiğini vurgulayarak, ''Macarca'dan aldığımız 18 söze karşılık bu dilde yaklaşık 2 bin Türkçe alıntı var. Türkiye Türkçesi'nde Rusça alıntı 38 iken, Rusça'daki Türkçe alıntılar yaklaşık 2500'dür. Bütün bunlar Türkçe'nin komşu ulusları ve kültürleri büyük ölçüde etkilediğini gösteriyor'' diye konuştu.Dünya dillerindeki Türkçe kökenli sözcüklerin sayısının 35-40 bin civarında olduğu görülür'' dedi Tü...

Göktürkçe Yazısı Öğrenme Kılavuzu

<a title="Gokturk Yazisini Ogrenme Kilavuzu" href="http://www.belgeler.com/blg/3kva/gokturk-yazisini-ogrenme-kilavuzu"    style="margin: 12px auto 6px auto; font-family: Helvetica,Arial,Sans-serif; font-style: normal; font-variant: normal;    font-weight: normal; font-size: 14px; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal;    -x-system-font: none; display: block; text-decoration: underline;">Gokturk Yazisini Ogrenme Kilavuzu</a><object id="blg_3kva" name="blg_3kva" height="600" width="100%" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.belgeler.com/ext/belgeler_v_e.swf" style="outline:none;" ><param name="movie" value="http://www.belgeler.com/ext/belgeler_v_e.swf" style="outline:none;" >/ext/belgeler_v_e.swf"><param name="wmode" value="opaque">            <param name="bgcolor" value="#ffffff"><param name="allowFullScreen" value="true">            <param name="allowScriptAccess" value="always"><param name="FlashVars" value="id=3kva&embed=true&key=edda9ecdb7ff4ea30b16a233144c6ed7"><embed id="blg_3kva" name="blg_3kva" src="http://www.belgeler.com/ext/belgeler_v_e.swf?id=3kva&embed=true&key=edda9ecdb7ff4ea30b16a233144c6ed7" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always"            allowfullscreen="true" height="600" width="100%" wmode="opaque" bgcolor="#ffffff"></embed></object>

Divanı Hikmet -165. Hikmet

  165. Hikmet Aşk tecelli eylese kimin vücudunda, Ne yapacağını bilmeden gece-gündüz hayran olur. Zikri fikri Hak visali olur sürekli, Küçük çocuk gibi iki gözü giryan olur.    Dünya ile kalmaz onun zerre işi, Zikrini dese, nura dolur içi-dışı. Allah deyince, revan olur gözde yaşı, Aşk ateşinde tutuşup-yanıp, biryan olur.   Ben ve benlik, nefs ve heva, hırsı bıraksa, Pir-i mürşid mükemmile özünü salsa. Edhem gibi gönül mülkünü siva kılsa, Bütün zorlu  işi onun kolay olur.   Şeriattan tarikata kadem koyan, Dünya işini terk eyleyerek Hakk’ı seven. Hakikatin esrarından mâna alan, Marifetin meydanında üryan olur.   Böyle olan aşıkların nişanı var, Hak zikrini gece-gündüz söyleyip kılmaz karar. Ümid etmez bu dünyadan mal ve dünya, Ne söylese sözü onun iman olur.    Hangi aşık halka içre canın verse, Candan geçip, şehadetin giysisini giyse. Zühd eyleyerek öz nefsinin gözünü oysa, Erenlerin katarında merdan olur.   Kul Hoca Ahmed, bineyim desen kuş gibi Burak, Cahillerden eyle sürekli özünü ırak. Kaygı ile hicr ve mihnet, çek firak, Firak çeken aşık yarın sultan olur.

Yenisey Yazıtları

  Uygurlara ait metinler, üslûp ve hikâye ediş bakımından Gök­türk Yazıtlarına benzer. Ancak Kül Tigin ve Bilge Kağan Anıtı'ndaki yüksek heyecan, millî şuur ve lirizm Uygurlara ait yazıtlar­da yoktur.   Yenisey yazıtlarından hiçbirinin dikiliş tarihi belli değildir. Taşlar­daki yazının Göktürk Yazıtlarındaki kadar gelişmemiş oluşu; bazı araştırıcıları, Yenisey Yazıtlarının daha eski olduğu fikrine götürmüştür.   Uygur yazıtları çoğunlukla mezar taşı olarak dikilmiştir.   Bu taşların bazıları birkaç kelimelik, çoğu 5-10 satırlıktır. İçlerin­de 10 satırı geçenleri de vardır. Yenisey bengü taşları sade ve abartısız bir dille yazılmıştır. Çoğunlukla yazıt sahibinin kendi ağzından kısa özgeçmişi ve aile bireylerine, akrabalarına, arka­daşlarına, hükümdarına, ülkesine ve milletine doyamadan bu dünyadan ayrıldığını anlattığı yazıtlarda oldukça içten bir söy­leyiş vardır. Uygurlara ait yazıtlardan ilki, Uygurların ikinci hükümdarı Moyuncur adına dikilmiştir. Moğolistan'ın Sine Usu gölü civarında bulunan yazıt, Kutlug Bilge Kül ve Moyunçur devirlerinden bah­setmektedir. Bu kitabe de dil ve yazı bakımından Göktürk Yazıtları'na benzemektedir.   Uygurların ikinci devresinde ortaya konan eserlerde, önemli değişiklikler görülür. Her şeyden önce Göktürk yazısı bırakıl­mış, Soğd alfabesiyle eserler verilmiştir. Bunun sebebi dindir. Manihaizm'in kabulüyle Maniheist olan Soğdların yazısı alın­mış, fakat Göktürk yazısı az da olsa kullanılmıştır. İkinci bir se­bep, 840 yılından sonra Uygurlar, yerleşik bir medeniyete geç­mişlerdir. Bu dönemde dile yabancı kelimeler girmiş ve dil ya&s...

Prof. Dr. Aydın Köksal'la Türkçede Terim Sorunu Üzerine Bir Söyl

Bilgi işlem terimine ayrıca Türkçe yapısı bakımından da çok karşı çıkıldı. Türkçe'yi bozduğumu ve yozlaştırdığımı öne sürdü birçokları. Türkçede, bilginin işlenmesi demek zorundasınız." dediler. Bunun gibi yazılım sözcüğü 1966'da türetilen bir sözcüktür. 'Bilgisayar' sözcüğünün ad babası olarak anılıyorsunuz. 'Bilgisayar' sözcüğünden başka bilişim alanıyla ilgili yaşayan hangi terimleri türettiniz? Bilgisayar sözcüğü bilişim alanında türettiğim ilk sözcük değil. Bunu 1969 yılında Hacettepe Bilimkenti'nde (Üniversitesi'nde) kurduğumuz, zamanın en büyük makinesi olan bir sistemi ihaleye çıktığımızda resmi yazışmalarda kullandık. Oysa ben 1966'dan başlayarak, bilgisayarsözcüğünden 3 -4 yıl kadar daha önce bilgisayar alanında çalışmaktaydım. İlk günden başlayarak Türkçe terimlerin kullanılmasına özen gösterdim. İlk örnekler arasında bilgi işlem (data processing, information processing: Traitement de l'information: Datenverarbeitung) terimi vardır. Daha önce malumat prosesingi denirdi. Malumat prosesingi çok aykırı bir terim. 'Bilgi' dediğimde bu 'enformasyon'dur, 'bilgi' olamaz dendi. Bugün bile TÜBİTAK gibi resmi bir organımız "Enformasyon Teknolojileri" diye söz ediyor, öyle bir bölümü var. Bilgi sözcüğünün karşılamadığı öne sürüldü. Oysa karşılıyor. Bilgi işlem terimine ayrıca Türkçe yapısı bakımından da çok karşı çıkıldı. "Çünkü 'ev çatı', 'kapı tokmak' denmiyor; 'evin çatısı', 'kapının tokmağı' deniyor. Türkçede, bilginin i...

Tatar Türkçesi Sözlüğü / E-Kitap İndir

  Tatar Türkçe sözlüğünü indirmek için tıklayın.   Not: Hali hazırda paylaşılan bu kitaplar, genel ağ ortamında paylaşılmış kitaplardır. Telif sahibinin şikayeti üzerine ise güncemizden kaldırılacaktır.

Osmanlı Türkçesi Sözlüğü ve Divan Şiiri Sözlüğü / E-Kitap İndir

Osmanlı Türkçesi sözlüğünü indirmek için tıklayın.   Basım Yayın Meslek Birliği'nin şikayeti üzerine bu kitabın yayımı kaldırılmıştır.   Divan Şiiri sözlüğü indirmek için tıklayın.   Not: Hali hazırda paylaşılan bu kitaplar, genel ağ ortamında paylaşılmış kitaplardır. Telif sahibinin şikayeti üzerine ise güncemizden kaldırılacaktır.

Karahanlı Dönemi Türk Şiiri

Orhon Türkçesi Grameri

Orhon Türkçesi Grameri'ni sizlere  e-kitap olarak sunuyoruz. Kitabın içeriği Basım Yayın Meslek Birliği'nin şikayeti üzerine bu kitabın yayımı kaldırılmıştır.