Yönlendiriliyorsunuz!

Yeni güncemize yönlendiriliyorsunuz. Arama kısmından istediğiniz gönderiye ulaşabilirsiniz

>

2016 Teog Soru ve Cevapları

8. Sınıf 2. Dönem Ortak Sınavı Soru ve Cevapları                 Ana Sayfa   Dersler   Sorular                                                                                                                           SORU VE CEVAPLARI FOTOGRAFLARA TIKLAYARAK İNDİREBİLİRSİNİZ. Gönül Dili Türkçe           Türkçe                                                                                                                             A Kitapçığı      Matematik  A Kitapçığı      Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  A Kitapçığı       Fen ve Teknoloji  A Kitapçığı        T.C. İnkilap Tarihi ve Atatürkçülük  A Kitapçığı    &...

2015 1. DÖNEM TEOG SINAVI SORU VE CEVAPLARI

8. Sınıf I. Dönem Ortak Sınavı Soru ve Cevapları                 Ana Sayfa   Dersler   Sorular                                                                                                                           SORU VE CEVAPLARI FOTOGRAFLARA TIKLAYARAK İNDİREBİLİRSİNİZ. Gönül Dili Türkçe           Türkçe                                                                                                                             A Kitapçığı    B Kitapçığı    C Kitapçığı     D Kitapçığı      Görme Engelli Kitapçığı    Matematik  A Kitapçığı    B Kitapçığı     C Kitapçığı     D Kitapçığı    Görme Engelli Kitap&cced...

İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü

Türk Dil Kurumunca (TDK) oluşturulan çalışma grubu, eczacılık terimlerine yeni Türkçe karşılıklar bularak, ilk Türkçe eczacılık sözlüğünü hazırladı. Sözlükte, eczacılık terimlerine bulunan ilginç karşılıkların yanı sıra halk diline yerleşen sözcüklere de yer verildi.   İLGİNÇ TERİMLER "Deterjan-kirgiderir", "otopsi-ölü açımı", "mazoşis-özezer", "katarakta-akbasma", "grip-paçavra hastalığı", "prezarvatife-kaput", "prematüre-yarımca", "efervesana-fışırdayan" sözlükteki ilginç bazı yeni terimler arasında. TDK Başkanı Mustafa Kaçalin, "İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü'ne ilişkin, eczacılık terimlerine dil birliğini ve terimlerin daha anlaşılır olmalarını sağlamak amacıyla yeni karşılıklar bulunduğunu belirtti.   12 YILDA TAMAMLANDI Çalışmanın, ilaç ve eczacılık terimlerine ilişkin kaynaklarda Türkçe karşılık bulunması konusunda görülen eksikliğin giderilmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Kaçalin, sözlüğün çalışma grubunda yer alan 11 öğretim üyesinin çabalarıyla hazırlandığını ve yaklaşık 12 yılda tamamlandığını söyledi. Kaçalin, sözlükte 12 bin terimin tanımları ve yönlendirmelerinin mevcut olduğuna işaret etti. Çalışmada birçok yabancı terime Türk dilinin kurallarına uyan yeni karşılıklar türetilirken, terimlerin Türkçe karşılıklarının kullanılmasına öncelik tanındığını anlatan Kaçalin, ancak kavram karışıklığına engel olmak için dile yerleşmiş, kökeni yabancı olan terimlere de yer verildiğini belirtti. Kaçalin, sözlüğün hazırlanış tekniği, düzenl...

Anadil Değil, ‘Babadil’ Konuşuyormuşuz

  Bilim adamları bugüne kadar anadilimizi henüz ana rahmindeyken öğrendiğimizi düşünüyordu. Meğer o bize babalarımızdan mirasmış. İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nin araştırmaları sonucunda, toplumlarda dillerin yayılmasında erkeklerin belirleyici olduğu açıklandı. Sonuca, birçok toplumun genetik yapı haritası ve göç akımları incelenerek varıldı. Göç akımlarının dilin yayılmasındaki etkisi, göç eden nüfusun büyük çoğunluğunu erkeklerin oluşturmasına dayanıyor. Erkekler göç ettikleri bölgelerde yeni hayat kurarken aynı zamanda çocuklarına da konuştukları dili geçirmeyi başardı. Göç alan bölgelerdeki kadınların da eşlerinin dilini benimsemesi, dil üzerinde erkek egemenliğini güçlendirdi. Sonucu şaşırtıcı bulan genetik bilimciler, yüzyıllardır kültürlere yerleşmiş olan “anadil” olgusunun, şimdiye dek erkek genetiğinin dil üzerindeki işlevini fark etmeyi engellediğini ifade etti. Konuşulan dilin çocuklara geçişi, erkeklerde bulunan Y kromozomu, kadınlarda ise ise mitokondriyal DNA’lar (MTDNA) ile gerçekleşiyor. MTDNA çocuğun anneden aldığı yapıyı gösterirken, değişikliğe uğramadan babadan oğula geçen yapıyı ise Y kromozomu sağlıyor. Bu bilgi, göç nedeniyle dünya erkeklerinin yüzde 0.5’inin, Moğol lideri Cengiz Han’la aynı genetik yapıyı taşıdığını gösteriyor. Kaynak: http://gundem.milliyet.com.tr/anadil-degil-babadil-konusuyormusuz/gundem/gundemdetay/14.09.2011/1438224/default.htm?ref=OtherNews...

Tabela (Tanıtı) Araştırması

Ankara’nın 3 önemli caddesinde yaptığımız araştırmada karşımıza ilginç bir yeş çıktı. Bahçelievler 7.cadde de 90, Tunalı Hilmi caddesi’nde 98, Hoşdere Caddesi’nde 121 tane yabancı isimli mağaza tespit ettik. Daha çok gelir düzeyi yüksek kesimin ilgi gösterdiği bu 3 caddenin tabelalarında Türkçe kullanımı %40-50 civarında. İşte o caddeler ve tesbit edebildiğimiz yabancı tabelalı işletmeler. BAHÇELİEVLER 7.CADDE (AŞKABAT) 90 Seven 7 Cafe Dedem sandwich Bulteks Bulka Pizza& Kumpir Veroni Bulka Patisserie Burger King Tefal Cafe Simao Punch Cafe Adrenal Sport House Line a Decor Hosta Piknik Mystical Cottonland T&T Vivet Denim’s Tea House Party7 Classic Cafe Monopoly Cafe Polo Agelo Denta Surf OZ Classic Cafe Reve Destine Kız Öğrenci Yurdu Happy Days Cafe & Patisserie Pampero Cafe Eskomed Lotus Kuaför Ice Salad Bar Este Life Rejuvi Jolly Tours Bosh Jesebel D&D Perfumum Best Chima Journey Day Light Hobby Cafe B&Ç Collection Hobby Academie Demonroe Esk Sun Kayer Chicken Last Stop Blouse Cosso Friend Hip TeknoAr Puzzle Tita Miss Cafe Flor Babet Brothers Cafe 7.Cosmetic Center Coth Zaga Renko Fotoğraf Oxxo A’la Carte Cafe Mc Donalds She Home Sweet Home Tabv Tommy Janga Cafe Puffy Center Mango Paco Alışveriş Home Emba Emlak Kuaför Laila Yesar Hediyelik Eşya Skynet İnternet Cafe Kanke Dame Moda Teller Demin Home First Lady Kuaför Caffein Miss Takı Ankara Tunalı Hilmi Caddesi’nde bu rakam 98’e çıkıyor. İsimler; TUNALI HİLMİ CADDESİ (98) Tekno mix Beta Color Rent a Car Hira Concept Dez Kuaför Vocal Koç Allianz Lanet Eczane Dodya Parfüm Gren Techinc Home Sweet H...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sempozyumu

I. Uluslararası Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sempozyumu: Teknoloji Tabanlı Öğretim “I. Uluslararası Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sempozyumu” 22-23 Aralık 2014 tarihleri arasında Yunus Emre Enstitüsü ile Türk Dil Kurumunun ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir. Yunus Emre Vakfına bağlı olarak kurulan Yunus Emre Enstitüsü, kanunun amaçlarını gerçekleştirmek üzere eğitim ve öğretim faaliyetleri ile bilimsel araştırma ve uygulamaları yürütmektedir. Enstitü, kuruluş amaçları doğrultusunda Türk kültürünün, tarihinin, dilinin ve edebiyatının daha iyi tanıtılması ve öğretilmesi amacıyla araştırmalar yapmak, farklı kurumlarla işbirliği yaparak bilimsel çalışmaları desteklemek ve ortaya çıkan sonuçları çeşitli yayınlar vasıtasıyla kamuoyuna duyurmak amacına yönelik faaliyetler yürütmektedir.   Mezkûr amaçlar doğrultusunda Türk Dil Kurumu ile birlikte Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine bilimsel zemin oluşturacak tematik sempozyumlar düzenlenmesi planlanmıştır.  Bu çerçevede 22-23 Aralık tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan  “I. Uluslararası Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sempozyumu”nun teması “Teknoloji Tabanlı Öğretim” olarak belirlenmiştir. Sempozyumda, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde teknolojinin kullanımı, web tabanlı öğretim, mobil uygulamalar, web tabanlı Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknikler, web tabanlı dil öğretiminde dört temel dil becerisi ve elektronik içerikler, dil öğretiminde bilgisayar oyunlarından yararlanma, 3D simülasyon uygulamaları ve Türkçe öğretimi, web tabanlı sözl&uum...

Atatürk'ün Kendi Ağzından Hayat Hikayesi

    Mustafa Kemal Atatürk, 10 Ocak 1922’de Vakit Gazetesi’nde yayımlanan, Vakit Gazetesi Başyazarı Ahmet Emin'e (Yalman) verdiği mülakatında kendi hayatını şöyle anlatmıştı:   Çocukluğuma ilişkin ilk hatırladığım şey, okula gitmek meselesiyle ilgilidir. Bundan dolayı annemle babam arasında aşırı bir mücadele vardı. Annem ilâhîlerle okula başlamamı ve mahalle okuluna gitmemi istiyordu. Gümrük Dairesinde memur olan babam o zaman yeni açılan Şemsi Efendi Okulu’na devam etmem ve yeni yöntem üzerine okumamdan yanaydı.   Sonunda babam işi ustaca bir biçimde çözümledi. Öncelikle alışılmış törenle mahalle okuluna başladım.   Böylece annemin gönlü yapılmış oldu. Birkaç gün sonra da mahalle okulundan çıktım. Şemsi Efendi Okulu’na yazıldım.   Az zaman sonra babam öldü. Annemle birlikte dayımın yanına yerleştik. Dayım köy hayatı yaşıyordu. Ben de bu hayata karıştım. Bana görevler veriyor, ben de bunları yapıyordum. Başlıca görev tarla bekçiliği idi. Kardeşimle birlikte bakla tarlasının ortasındaki bir kulübede oturduğumuz ve kargaları kovmakla uğraştığımızı unutamam. Çiftlik hayatının öteki işlerine de karışıyordum.   Böylece biraz vakit geçince annem, okulsuz kaldığım için kaygılanmaya başladı. Sonunda Selânik’te bulunan teyzemin evine gitmeme ve okula devam etmeme karar verildi: Selânik’te liseye yazıldım. Okulda Kaymak Hafız isminde bir öğretmen vardı.   Bir gün sınıfımızda ders verirken başka bir çocukla kavga ettim. Çok gürültü oldu. Öğretmen beni yakaladı. Çok dövdü. Bütün bedenim kan içinde kaldı. Büyükannem zaten okulda okumama karşıydı,...

TDK’den Yeni Bir Sözlük

  TDK’den Yeni Bir Sözlük: Türk İşaret Dili Sözlüğü   Türk Dil Kurumu, son yıllarda özellikle sözlük çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Yola Genel Türkçe Sözlük‘ün internet ortamına aktarılmasıyla başlandı ve Kişi Adları Sözlüğü, Sesli Türkçe Sözlük, Terimler Sözlüğü, Türk Lehçeleri Sözlüğü, Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü, Bilim ve Sanat Sözlüğü gibi onlarca sözlük çalışmasının ardından bugün de konuşma engelli vatandaşlarımız için Türk İşaret Dili Sözlüğünü internet ortamına aktardı. Türk İşaret Dili Sözlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1986 kelime ve deyimi kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Sözlük’te sözcüklerin anlam karşılıkları değil kavramların işaret dilindeki karşılıkları verilmektedir. Ellerin ve parmakların aldığı biçimler ve hareketlerin yönü anlatılarak işaret dili öğretiminde kolaylık sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca her kelime için resim ve el biçimi de ayrıca verilmektedir. Sözlük’te işaret dili kullanıcılarının gündelik hayatta en çok ve en yaygın olarak kullandıkları sözcüklere yer verilmiştir. Bu sözlük çalışması ile işitme engelli vatandaşlarımızın “iletişim” sorunlarının çözümüne bir nebze olsun katkıda bulunacağını düşünüyoruz. Sözlüğe internet ortamında Türk Dil Kurumu’nun bu sayfasından erişebilirsiniz. Yalnız sözlüğü kullanabilmek için bilgisayarınızda Acrobat Reader programının yüklü olması gerekmektedir. Acrobat programı yüklü...

Türkçeden Dünya Dillerine Geçen Sözcükler

  TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın, kurul üyesi Prof. Dr. Günay Karaağaç'ın yürüttüğü çalışmada yabancı dillerde 10 binin üzerinde Türkçe sözcük olduğunu, Türkçe'den en fazla sözcüğün ise Ermeniler ile Sırplarınaldığını belirlediklerini vurguladı.  Türkçe'den Ermenice'ye verilen bu sözcüklerin yanı sıra, Türkoloji'de Ermeni Kıpçakça'sı diye adlandırılan ve 13. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar Karadeniz'in kuzeyinde kullanılan bu dilin tamamen Türkçe'ye dayandığını ifade eden Akalın, şunları kaydetti: ''Bugün Ermenice'de, gerek Türkiye Türkçesi'nden gerek Azerbaycan Türkçesi'nden alınma Türk dili kökenli yaklaşık 5 bin sözcük kullanılıyor. Elbette diller arasındaki bu etkileşim karşılıklıdır. Türkiye Türkçesi yazı dilinde de Ermenice kökenli bazı sözler var. Ama bunların sayısı yalnızca 16'dır.'' HANGİ DİLDE NE KADAR TÜRKÇE SÖZCÜK VAR Akalın, yazı dilimizdeki yaklaşık 400 alıntıya karşılık Yunanca'ya yaklaşık 3 bin Türkçe kökenli söz verildiğini vurgulayarak, ''Macarca'dan aldığımız 18 söze karşılık bu dilde yaklaşık 2 bin Türkçe alıntı var. Türkiye Türkçesi'nde Rusça alıntı 38 iken, Rusça'daki Türkçe alıntılar yaklaşık 2500'dür. Bütün bunlar Türkçe'nin komşu ulusları ve kültürleri büyük ölçüde etkilediğini gösteriyor'' diye konuştu.Dünya dillerindeki Türkçe kökenli sözcüklerin sayısının 35-40 bin civarında olduğu görülür'' dedi Tü...

Prof. Dr. Aydın Köksal'la Türkçede Terim Sorunu Üzerine Bir Söyl

Bilgi işlem terimine ayrıca Türkçe yapısı bakımından da çok karşı çıkıldı. Türkçe'yi bozduğumu ve yozlaştırdığımı öne sürdü birçokları. Türkçede, bilginin işlenmesi demek zorundasınız." dediler. Bunun gibi yazılım sözcüğü 1966'da türetilen bir sözcüktür. 'Bilgisayar' sözcüğünün ad babası olarak anılıyorsunuz. 'Bilgisayar' sözcüğünden başka bilişim alanıyla ilgili yaşayan hangi terimleri türettiniz? Bilgisayar sözcüğü bilişim alanında türettiğim ilk sözcük değil. Bunu 1969 yılında Hacettepe Bilimkenti'nde (Üniversitesi'nde) kurduğumuz, zamanın en büyük makinesi olan bir sistemi ihaleye çıktığımızda resmi yazışmalarda kullandık. Oysa ben 1966'dan başlayarak, bilgisayarsözcüğünden 3 -4 yıl kadar daha önce bilgisayar alanında çalışmaktaydım. İlk günden başlayarak Türkçe terimlerin kullanılmasına özen gösterdim. İlk örnekler arasında bilgi işlem (data processing, information processing: Traitement de l'information: Datenverarbeitung) terimi vardır. Daha önce malumat prosesingi denirdi. Malumat prosesingi çok aykırı bir terim. 'Bilgi' dediğimde bu 'enformasyon'dur, 'bilgi' olamaz dendi. Bugün bile TÜBİTAK gibi resmi bir organımız "Enformasyon Teknolojileri" diye söz ediyor, öyle bir bölümü var. Bilgi sözcüğünün karşılamadığı öne sürüldü. Oysa karşılıyor. Bilgi işlem terimine ayrıca Türkçe yapısı bakımından da çok karşı çıkıldı. "Çünkü 'ev çatı', 'kapı tokmak' denmiyor; 'evin çatısı', 'kapının tokmağı' deniyor. Türkçede, bilginin i...

Türkçe Üzerine Yapılan Anket Örneği

    EK:1. Yapılan Anket Örneği                                                                                                                                                                                                     Tarih:                                                                            —  ANKET  —                                           1-) Bir ürünü aldığınız işyer...

Türkçe Algılamada ‘Beyni Zorlayan Dil’

  Türkçe Algılamada ‘Beyni Zorlayan Dil’   ODTÜ bünyesinde kurulan Beyin Dil Araştırmaları Laboratuvarında, diller üzerine yapılan araştırmada, beynin Türkçe cümleleri anlamak için, İngilizce dahil diğer bazı Avrupa dillerinin aksine beyinde iki kez işlem gerektirdiği ortaya çıktı. ODTÜ Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Bölümü Öğretim Üyesi ve laboratuvarın kurucusu Doç. Dr. Gülay Ediboğlu-Cedden, dili öğrenmenin, anlamanın ve konuşmanın beyinde çok karmaşık mekanizmalar tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu mekanizma ve süreçlerin saptanmasının, özellikle sağlıklı insanlarda çok zor olduğuna işaret eden Cedden, beyinde herhangi bir hasar olmadan, beyinle ilgili araştırma yapmanın olağan bir durum olmadığını söyledi. Ancak kimi teknikler sayesinde artık sağlıklı insanların beyninden ölçümler alınarak dil işlevlerinin tanımlanması ve bu tekniklerle beyindeki bölgelerin saptanmasının mümkün olduğunu anlatan Cedden, gelişmiş ülkelerde yapılan dil çalışmalarında beyin çalışmalarına ağırlık verildiğini aktardı. Geçen yıl ODTÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi bünyesinde kurulan EEG laboratuvarında sağlıklı insanlar üzerinde çeşitli dil işlemleme ve bilgi öğrenme süreçlerini tespit etmeye çalışan araştırmalar yaptıklarını dile getiren Cedden, bu verileri yorumlayarak anadili Türkçe olanların beyinlerindeki işlemleri ölçen çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Cedden, Türkiye’de ilk kez sağlıklı bireyler üzerinde anadili araştırması yaptıklarını ifade ederek, araştırma sonuçlarına ilişkin şu bilgileri verdi: ”İlk sonuçlarımıza göre, Türkçede bazı potansiyelleri ...

Irk Bitig

  Irk Bitig   Uygurlara ait olan Irk Bitig’in kelime anlamı fal kitabıdır. Uygurlara ait olan diğer metinlerden ayrılan en önemli özelliği Köktürk alfabesi ile yazılmış olmasıdır. Irk Bitig, o dönemden günümüze ulaşmış en dikkat çekici ve tam metinlerden bir tanesidir. Bu fal kitabı Doğu Türkistan’da Uygurlar’ın hakim olduğu ve Uygur edebiyatının parlak devirlerini geçirdiği çağa aittir. Bu bölgede ve Orta Asya’nın diğer bölgelerinde bu şekilde birçok yazma bulunmuştur. Bunların çoğu Budizm’e giren Türklere ait olup çoğunluğu Orhun Alfabesi ile yazılmıştır. Irk Bitig falkitabını indirmekiçin tıklayın.(Göktürkçe bilenler okuyabilir şimdiden söyleyeyim. :) ) ...

Genelkurmay'dan 'önce Türkçe' asısı

  NKA   Genelkurmay Başkanlığı, Türkçe konusunda gösterdiği hassasiyetini askeri kurum ve kuruluşlara astırdığı asılarla duyurdu. Tüm askeri kurum ve kuruluşlara asılan afişlerde “Önce Türkçe” denildi. “Q,W,X” harflerinin üzeri çizilen asılarda, “Tabelalarda, ilanlarda, reklamlarda önce Türkçe” yazısı yer aldı. Askeri kurumlara gönderilen yazılarda da yabancı isim ve harflerin kullanılmamasının istendiği öğrenildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndaki tesislerde kullanılan yabancı isimler için uzmanlar Türkçe karşılıklar buldu. BRUNCH YERİNE KUŞLUK, MÖNÜ YERİNE LİSTE Genelkurmay’ın Türkçe hassasiyeti basında da yer buldu. Konuyla ilgili haberlerde askeri tesislerde yabancı kelimelerin yazılı olduğu tabelaların kaldırıldığı, yerine Türkçe karşılıklarının bulunduğu yeni tabelaların asıldığı bilgisi verildi. Buna göre, bundan böyle hiçbir askeri tesiste mönü, fast food, brunch, lostra gibi yabancı kelimeye rastlanmayacak.  Tesislerde, Genelkurmay Başkanlığı’ndan uzmanların yabancı kelimelere buldukları Türkçe karşılıklar kullanılacak. Bazı yabancı kelimeler ve bulunan karşılıklar şöyle: Brunch “Kuşluk”, Lostra “Ayakkabı bakım yeri”, Fast food “Hızlı yiyecek satış noktası”, Mönü “Yemek listesi”, Restaurant “Lokanta”.  ...

İlkel veya Gelişmiş Diller Yoktur

  “İlkel” veya “gelişmiş” diller diye bir ayrım yapılması yanlıştır. Çünkü her dil, kullanıldığı toplumun koşullarına ve ihtiyaçlarına göre yeterince geliştirilmiştir. Fakat dillerin yeterliliği açısından değil de, bu dilleri kullanan toplumların ekonomik gelişmeleri açısından bir karar verilip, bir değerlendirme yapılacak olursa, ortaya bir haksızlık çıkmaktadır. Evet bazı felsefe terimleri Türkçede bulunmayabilir, buna karşılık (dünür, elti, bacanak) vb gibi akrabalık terimleri de Batı dillerinde yoktur. İnsalcıllık açısından alınacak olursa, akrabalık terimleri niçin felsefe terimlerinden daha önemli olmasın? Eskimolar için “kar” çok öenmli olduğundan, karın yağış biçimi, katılık derecesi, erimişlik ölçüsü, vb bakımlarından ayrı ayrı sözcükler kullanılır. Bazı Afrika dillerinde de “duymak” kavramını anlatmak için ayrı ayrı sözcükler vardır;karşısındakini görerek duymak, ağacın tepesindeyken duymak, çalıların arkasındayken duymak, nehrin öbür yakasındayken duymak, çukur bir yerdeyken duymak, vb. Oysa, bu gibi ayrımlardan hiç birisi Batı dillerinde bulunmamaktadır. Demek oluyor ki, ekonomik bakımdan geri kalmış ülkeler vardır ama, anlatım açısından geri kalmış “ilkel” diller diye bir şey yoktur. Diller arasındaki tek ayrılık, önem verilen yaşam alanlarına göre, her dildeki birimlerin başka başka dağılım göstermeleridir. Kaynak: BAŞKAN, Özcan Bildirişim İnsan Dili ve Ötesi, Multilingual, İstanbul 2003...