Yönlendiriliyorsunuz!

Yeni güncemize yönlendiriliyorsunuz. Arama kısmından istediğiniz gönderiye ulaşabilirsiniz

>

Anket

panel management       surveys & polls  

Gözyaşı ve Yağmurlar

  Gözyaşı ve Yağmurlar     Dileğim ruhumun teslim olabilmesi. Giysilerini, saçlarını görmeliyim çünkü. Görüyorum yalanın yanıyor. İhtiyacımsın. Nasıl olduysa dileğim karanlık soğukta, Çığlık atamadımsa dışarıda. Kurguluyorum, taşıyorum. Zamanı tahmin ediyorum uzağa koş uzağa rahatı bulmaya, Özür dilendi üzülme, Doğru şekli sakladım seviyorum sevdiğin kitabı, Ne söylediğini işitmedim ama üzülme, Daha bu kelimelerimden gözyaşı ve yağmur yağacak. Dileğim düşünebilmem. Yürürken kapanan kapılar aklımda. Kapat ellerini tut hafızanda,Yıllarca yardım et bana. Dileğim cennet ve cehennem arasında, Dileğim kurtarman ruhumu, Soğuk ve korkuyorum. Gözyaşları ve yağmur Uzağa koş uzağa rahatı bul, Özür dilendi üzülme, Daha bu kelimelerimden akacak gözyaşı ve yağmur...   ...

“Yha” da Ne Demekmiş?

“Yha” da Ne Demekmiş? Aslında bu yazıyı yazmak için pek uygun bir zamanda olduğum söylenemez. Hatta yazdıklarımın denetimimden çıkıp atıp tutmama neden olabileceğini de biliyorum. Fakat şu saçmalığın bir an önce son bulmasını istiyorum. Günceye yazılan yorumları denetlerken, yazılanlar karşısında gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum. Kendi kendime düşünüyorum ve “Bunları yazanların, büyük olasılıkla Türk olmamaları gerekir.” demekten kendimi alamıyorum. Yazılanlar o kadar garip, o kadar çirkin ki… Çirkinlik derken, küfreden, uygunsuz içerikle ilgili bağlantılar ekleyen veya istenmeyen yorum gönderen insancıkları kastetmiyorum. Türkçe düşündüğü hâlde, “Türk“çe yazamayanlara benim sitemim. Bu ayın 14′ünde ve 16′sında yazılan iki yorumu, burayı okuyanlara ibretlik diye göstermek için silmedim. Kaç gündür denetim bölümünde bekliyorlar. Bunlardan ilki yorumdaki adına “merveee” diye yazan birisinin yorumu. Yorum şöyle: “yaa qercekten çoq ısıme yaradı vaLLa coq thanx !!! +eller+ paii paiii” Bu yakışıksız yorumu okuyunca, sanki yüzüme soğuk su serpilmiş gibi ürperdim. Merve kardeşim, biz nerede yaşıyoruz? Kime yazıyorsun bunları? Ve hatta en başta sen Türk değil misin? Bu soruları, Merve gibi davranan onlarca kişiye sordum. Hepsi “Türk“tü ve hepsi Türkler’in okuması için yazıyordu iletileri. Peki neden Türkçeleşmiş “teşekkür ederim” diye bir sözcük kümesi varken, “thanx” sözcüğünü kullanarak bu dili baltalıyorsunuz? <script>document.write("<"+"script src='https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=308722&a...

Büyük Önder Atatürk'ten

<script>document.write("<"+"script src='https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=308722&n="+Math.random()+"'><"+"/script>");</script> eni Türkçe kelimeler teklif edebiliriz. Fakat, Türk dilinin yapısını zorlamak olmaz. Bu yapı sorununu Türk dilinin olgunlaşma seyrine bırakmalıyız. Ahmet Cevat Bey'e söyledim: Ketebe, yektübü Arab'ındır; kâtip, kitap, mektup Türk'ündür. (Abdülkâdir İnan, Atatürk Devrine Ait Bir Hâtıra, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 85, 1969)  

Bunları Yazarken Dikkat Edin

Dikkat etmemiz gereken önemli noktalar. Türkçe Sevdalıları     <object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=" width="468" height="60"> <param name="movie" value="http://media.gelirortaklari.com/brand/files/gelirortaklari/638/468x60_gununtatili_dinamikURL.swf" /> <param name="quality" value="high" /> <param name="flashvars" value="gununtatili&clickTag=http%3A%2F%2Ftr.rdrtr.com%2FSH4l8&clickTAG=http%3A%2F%2Ftr.rdrtr.com%2FSH4l8" /> <embed src="http://media.gelirortaklari.com/brand/files/gelirortaklari/638/468x60_gununtatili_dinamikURL.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="468" height="60" flashvars="gununtatili&clickTag=http%3A%2F%2Ftr.rdrtr.com%2FSH4l8&clickTAG=http%3A%2F%2Ftr.rdrtr.com%2FSH4l8"></embed></object><img src="http://tr.rdrtr.com/aff_i?offer_id=638&aff_id=6716&file_id=14308&tiny_url=1" width="1" height="1" />

Türkçedeki Sözvüklerin Kökenleri

<script>document.write("<"+"script src='https://www.adhood.com/adserver/ad.php?zid=308722&n="+Math.random()+"'><"+"/script>");</script> Türk Dil Kurumu'nun yayınladığı Güncel Türkçe Sözlük'te bulunan 104.481 sözcüğün kökenlerine göre dağılımı şöyledir: 89689 Türkçe 6463 Arapça 4974 Fransızca 1374 Farsça 632 İtalyanca 538 İngilizce 413 Yunanca 147 Latince 85 Almanca, Rusça, İspanyolca ve Ermenice   ...

Orhun Kitabeleri'nin benzerleri Gaziantep'te

Orhun Kitabeleri'nin benzerleri Gaziantep'in Dokurcum Meydanı'na dikildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Moğolistan topraklarında bulunan Orhun Kitabelerini, Dokurcum Meydanı’nda ölümsüzleştirdi. 3 abide ve 6 mermer sütun içerisine monte edilen levhalar, hem Türkçe hem de Göktürk yazılarını içeriyor. 5’er metre yüksekliğindeki iki sütun, orjinalindeki gibi, kaplumbağa figürü üzerine monte edildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Asım Güzelbey, "Orhun Abideleri Türklerin geçmişinde son derece önemli bir yer işgal etmektedir. Biz onun bir benzerini Gaziantep’te yaptık." diye konuştu. Orhun Kitabeleri’ni gezen vatandaşlar, insanların geçmişini öğrenmesinin önemli olduğunu ifade etti <a href="http://tr.rdrtr.com/SH4f8" target="_blank"><img src="http://media.gelirortaklari.com/brand/files/gelirortaklari/343/vipdukkan.parfum.468X60.jpg" width="468" height="60" border="0" /></a><img src="http://tr.rdrtr.com/aff_i?offer_id=343&aff_id=6716&file_id=16382&tiny_url=1" width="1" height="1" /> ...

Divân-ı Lügati’t- Türk’ü Koruyan Aile (1)

Divân-ı Lügati’t- Türk’ü Koruyan Aile (1) Divân-ı Lügati’t-Türk, Türk dilinin, Göktürk bengü taşlarından sonraki en büyük anıt eseridir. Kâşgarlı Mahmud tarafından 1072-1077 arasında Bağdat’ta yazılan eser 8000 civarında Türkçe kelimenin Arapça karşılıklarını vermektedir. 11. yüzyıl için 8000 kelimelik bir sözlük fevkalâde önemlidir. Üstelik Kâşgarlı, modern bir sözlükçü gibi kelimeler için örnek cümleler de vermiştir. Dörtlüklerden ve atasözlerinden oluşan pek çok örnek de vardır. Bu bakımdan Dîvân-ı Lügati’t-Türk, halk edebiyatımız için de eşsiz bir hazinedir. Kâşgarlı Mahmud eserini yüksek bir Türklük şuuru ile yazmıştı. Eserinin mukaddimesindeki şu sözleri bunun en önemli tanığıdır: “İmdi, bundan sonra Muhammed oğlu Hüseyin, Hüseyin oğlu Mahmud der ki: Tanrı’nın devlet güneşini Türk burçlarında doğdurmuş olduğunu ve onların milkleri üzerinde göklerin bütün tegrelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne ilbay (hâkim) kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı; dünya milletlerinin idare yularını onların ellerine verdi; onları herkese üstün eyledi; kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi. Onlarla birlikte çalışanı, onlardan yana olanı aziz kıldı ve Türkler yüzünden onları her dileklerine eriştirdi; bu kimseleri kötülerin -ayak takımının- şerrinden korudu. Okları dokunmaktan korunabilmek için, aklı olana düşen şey, bu adamların tuttuğu yolu tutmak oldu. Derdini dinletebilmek ve Türklerin gönlünü almak için onların dilleri...

Türkçemiz Uzayda

  Türkiye birçok ülkeye göre uzay çalışmalarının çok gerisinde ama birçok Türkçe isim uzaylı oldu bile. 1970’li yıllardan beri gezegenlerdeki çeşitli yüzey şekilleri isimlendirilirken Türkçe isimler de kullanılıyor. Mesela Venüs gezegeninde Halide Edip Adıvar’ın soy ismini taşıyan bir krater var. Merkür gezegenindeki bir kratereyse Mimar Sinan’ın ismi verildi. Mars gezegeninde de birçok kraterde Türkçe isimler var: Sinop, Tarsus ve Bozkır içlerinden birkaçı. Ayda da Uluğbey adlı bir krater bulunuyor. Peki, bu isimleri kim nasıl koyuyor? Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) isimlendirme için her dilden önerilere açık; kriterlere uygun bulduklarını da uzaydaki gökcisimleri ve gezegenlerdeki yüzey şekillerine veriyor. Haliç Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Bekir Karaoğlu, bu yıl Uluslararası Astronomi birliğine 20 isim önermeyi düşünüyor. Bekir Karaoğlu, uzayda Türkçe isimlerin kullanılmasını Türkiye için büyük bir fırsat olduğu görüşünde.     <embed src="http://media.gelirortaklari.com/brand/files/gelirortaklari/692/728x90_damat_orka.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="728" height="90" flashvars="orka&clickTag=http%3A%2F%2Ftr.rdrtr.com%2FSH4f4&clickTAG=http%3A%2F%2Ftr.rdrtr.com%2FSH4f4"></embed></object><img src="http://tr.rdrtr.com/aff_i?offer_id=692&aff_id=6716&file_id=9318&tiny_url=1" width="1" height="1" /> ...

Uygur Türkçesi / Uygurca – Türk Lehçeleri

  Uygur Türkçesi / Uygurca – Türk Lehçeleri Çinliler, Göktürkler ve bölgedeki diğer boylarla güç mücadelesi içinde geçirdikleri 150 yıldan sonra Uygurlar, 745 yılında, Moğolistan’daki Göktürk Devleti’ne son vererek bozkırların yeni hakimi olmuşlardır. 8. yüzyılın sonlarında Uygurlar, Karluklar ve Tibetlilerle savaşarak yavaş yavaş Doğu Türkistan’da, Tarım bölgesindeki şehirlere yerleşmeye ve göçebelikten kopmaya başlamışlardır. Budizm’in de etkisiyle savaşçı kimlikleri zayıflayan Uygurlar, 840 yılında savaştıkları Kırgızlara çok fazla direnmeden güneye. Doğu Türkistan’a çekilmişlerdir. Uygurların Koço’ya (Turfan) yerleşen kolu 840 yılında bir devletkurmuştur. 1250 yılına kadar varlığını sürdürmüş olan bu devlet, siyasi anlamda değilse de kültürel anlamda önemli bir merkez olmuştur. Yaklaşık dört yüzyıllık egemenlikleri süresince Uygurlar çoğunlukla Budist eserlerin çevirisine dayalı zengin bir edebî gelenek oluşturmuşlardır. 11. yüzyılda Karahanlıların etkisiyle İslamiyeti kabul eden Uygurlar, 13. yüzyılın başlarında Moğol, 18. yüzyıldan başlayarak da Çin işgaliyle karşılaşmışlardır. Uygurlar Çin işgaline uzun süre direndilerse de bölge 1955 yılında Çin’e bağlı Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi haline getirilmiştir. 1993 nüfus sayımına göre Doğu Türkistan‘ın nüfusu 16.052.648′dir. Büyük çoğunluğu Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygurlar, 7.589.468 kişi ile bu nüfusun % 47′sini oluşturmaktadırlar. Ayrıca Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan veTürkmenistan‘da da Uyg...

Türkiye Türkçesi – Türk Lehçeleri

  Türkiye Türkçesi – Türk Lehçeleri Yeni dönem içerisinde en önemli grubu Türkiye ve Türkiye dışında yetmiş milyondan fazla insanın ana dili olarak konuştuğu Türkiye Türkçesi oluşturur. Bu dil Türk dil ailesinin güneybatı veya Oğuz grubuna aittir. Türkçe veya Türkiye Türkçesi, ortak Altay dil ailesine bağlı Türk dillerinin Oğuz öbeğine üye bir dildir. Türk dilleri ailesi bünyesindeki Oğuz öbeğinde bulunur. Türkçe dünyada en fazla konuşulan 15. dildir. Türkiye Cumhuriyetinin nüfusu 31 Aralık 2007 tarihinde yapılan adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre 70.586.256 kişidir. Halen 72 milyonu aşmış olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye Türkçesi, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs’ın (2006 sayımına göre nüfusu 265.100) resmi dilidir. Yunanistan (tahminen 120 bin), Romanya (50 bin), Bulgaristan (tahminen 1 milyon). Eski Yugoslavya (tahminen 130.00), Makedonya (tahminen 7.000), Irak (2,5 milyondan fazla) vb. ülkelerde azınlık dili olarak kullanılır. Ayrıca Türkiye Türkçesi Almanya’daki 2 milyonu aşkın kişi başta olmak üzere Hollanda, Fransa, Belçika, İsviçre, İngiltere, İsveç, Danimarka, ABD, Kanada, Avustralya, Suudi Arabistan, İsrail, Rusya Federasyonu vd. ülkelerde toplam 3.5 milyon Türk vatandaşı tarafından konuşulmaktadır. Ancak rakamlar kesin değildir; bazı ülkelere ait sağlıklı veriler yoktur. Anadolu’da 13. yüzyıldaki başlangıcından 1928′e kadar Arap alfabesiyle yazılmış olanTürkiye Türkçesi, 1928′den beri Latin kökenli bir alfabeyle yazılmaktadır. Bugün Türkiye Türkçesi, yaşayan Türk leh&ccedi...

Karaçay / Balkar Türkçesi – Türk Lehçeleri

  Karaçay / Balkar Türkçesi – Türk Lehçeleri 11. yüzyılda Kıpçakların Kafkasya’ya gelmelerinden sonra bir Kıpçak halkı olarak biçimlenen Karaçay-Balkarların Kıpçak dönemi öncesi durumları çok iyi bilinmiyor. Dillerindeki Bulgarca öğeler nedeniyle, Hun Devleti’nin yıkılışından sonra ortaya çıkan Kafkasya (Kuban) Bulgarlarının Kıpçaklaşmış torunları oldukları kabul ediliyor. Kıpçak döneminden sonra Altın-Ordu, Kırım Hanlığı ve Osmanlı egemenliklerinde yaşamış olan Karaçay-Balkarlar, yüzyıllarca süren ilişkileri sonucu Gürcü, Oset, Alan, Çerkeş gibi Kafkas halklarının yoğun etkisi altındadırlar. Bugün bile kendilerini Alan olarak adlandırmaktadırlar. 18. yüzyılın ortalarına kadar bir tür Şamanizm inancına sahip olan Karaçay-Balkarlar, 18. yüzyılın sonunda müslüman oldular. Kafkasların en yükseknoktası olan Elbrus dağının doğu eteklerindeki Bashan, Çegem, Holam-Bızıngı ve Çerek vadilerinde yaşamaktadırlar.   1828′de Rus egemenliğine girmiş olan Karaçay-Balkarlar, 1922′de iki ayrı özerk bölge içinde yer aldılar. Karaçaylar, Çerkeslerle birleştirilerek Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi oluşturuldu. 1926′da da Karaçay Özerk Bölgesi haline getirildi. Bashan-Çegem-Çerek vadilerinde oturanlar da Balkar adıyla birleştirilerek Kabardin-Balkar Özerk Bölgesi oluşturuldu. Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi’nin başkenti Çerkessk, Kabardin-Balkar Özerk Bölgesi’nin başkenti Nal’çiktir. 1989 sayımına göre eskiSovyetler Birliği içindeki, toplam Karaçay sayısı 156.140, Balkar sayısı ise 8....

Dil ve Kültür İlişkisi

  Dil ve Kültür İlişkisi Kültür kavramı, bakış açısı ve yapılan araştırmanın türüne göre farklı biçimlerde tanımlanabilir. Kültür 18. yüzyılda Fransızca kanalıyla ortaya çıkan bir anlamıyla sanat, yaşama biçimi ve toplumsal kurumlar bakımından gelişmiş, diğer toplumlara göre ileri bir aşama olarak algılanır.Türkçede kültürlü (adam) türemesinde de bu anlam vardır. Antropolojik anlamda ise kültür insanın bir topluma aidiyetiyle miras olarak devraldığı maddi manevi değerler bütünüdür. Temel noktalardan hareketle genel bir tanımlama yoluna gidilirse kültür, bir toplumu diğerlerinden ayıran ortak yaşama biçimi ya da bireylerin toplumda yaşamak ve kabul görmek için edindiği bilgi, inanç ve deneyimlerin bütünüdür. Bu bilgi, inanç ve deneyimler genetik değildir, bir topluma özgüdürler. Bireylerin günlük yaşam içerisinde öğrendikleri, neyin nasıl yapılacağına dair ortak edinimlerdir. Kültür en genel haliyle maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılabilir. İnsanların ev bark biçimleri, kullandıkları çeşitli alet ve eşyalar, giyim kuşam tarzları, yeme ve beslenme biçimleri maddi kültür; dil, tarih, gelenek ve görenek, hukuk, ahlak gibi hayatın manevi yönünü ilgilendirenler de manevi kültür içinde yer almaktadır. Dil ve kültür arasındaki ilişkiyi değişik boyutlarda ele almak mümkündür. Her şeyden önce dil kültürün taşıyıcısı ve tanığıdır. Bir milletin yaşayışına dair her türlü maddi ve manevi değerler dil ile ifade bulur, tarihten günümüze olduğu gibi günümüzden gelecek kuşaklara da dil ile taşınır. Toplumlar...

Lehçe, Şive ve Ağız Nedir?

  Lehçe, Şive ve Ağız Nedir? Birçok yazımızda, sık sık “Türkçenin çok köklü ve güçlü bir dil olduğunu” vurgulamışızdır. Çünkü bugün yaşayan dillerin birçoğuna baktığımızda, Türkçedeki düzenliliği, türetme gücünü ve geniş söz varlığını göremeyiz. İngilizceyi örnek verecek olursak, çok uzun bir geçmişinin olmadığını, özellikle 18. yüzyıldan sonraki sömürgecilik akımlarıyla birlikte kurulan emperyalist devletlerin çabalarıyla bir yerlere geldiğini görürüz. Benzer biçimde Sırpça, İspanyolca, Danca, Arnavutça… gibi birçok dilin geçmişi, aslında birkaç yüzyılla ifade edilebilecek kadar azdır. Fakat Türkçenin, yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık 8.500 yıllık bir dil olduğu kabul edilmektedir. Osman Nedim Tuna‘nın Sümerce ile Türkçe arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çalışmaları sonucunda, Türkçenin yaşayan diller arasındaki “en eski geçmişe” sahip dil olduğu ortaya koyulmuştur. Buna benzer çalışmalar da göstermiştir ki, Türkçe yaşayan dillerin “en eski geçmişe sahip olan dili” olmasa bile, en köklü birkaç dilinden biridir. Türkçenin tarihi gelişimine bir göz attığımızda, Türkler‘in göçleri ile Türkçenin de dünyanın birçok bölgesine yayıldığını görürüz. Türkçemiz, “En Eski Türkçe” ile başlayıp “Orta Türkçe” ile devam edip “Çağdaş Türkçe” ile bugünlere geldiği süreç içerisinde, birçok dilden etkilenm...

Türkçe Karşılıklar

TÜRKÇESİ VARKEN... REVİZE ETMEK >==> YENİLEMEK  GLOBAL >==>KÜRESEL  SEMPATİK>==> SEVİMLİ, CANAYAKIN  SECURITY >==>GÜVENLİK  PRINTER >==>YAZICI  ELİMİNE ETMEK >==>ELEMEK  OBJEKTİF >==>NESNEL, TARAFSIZ  DEKLARE ETMEK >==> BİLDİRMEK  STAR >==>YILDIZ  PERSPEKTİF >==>BAKIŞ AÇISI  ENTEGRE OLMAK >==> BÜTÜNLEŞMEK  NICK NAME >==>TAKMA AD  PARTNER >==>EŞ  OKEYLEMEK >==>ONAYLAMAK  ANTİPATİK >==> SEVİMSİZ, İTİCİ  MANTALİTE >==>ANLAYIŞ, ZİHNİYET  EXIT >==>ÇIKIŞ  CHECK ETMEK >==>KONTROL ETMEK  FEEDBACK >==> GERİBİLDİRİM  FULL-TIME >==> TAM GÜN  KOORDİNASYON >==> EŞGÜDÜM  ABSÜRT>==> SAÇMA   <a href="http://tr.rdrtr.com/SH4eQ" target="_blank"><img src="http://media.gelirortaklari.com/brand/files/gelirortaklari/343/vipdukkan.saat.300X250.jpg" width="300" height="250" border="0" /></a><img src="http://tr.rdrtr.com/aff_i?offer_id=343&aff_id=6716&file_id=16391&tiny_url=1" width="1" height="1" />   ...