Yönlendiriliyorsunuz!

Yeni güncemize yönlendiriliyorsunuz. Arama kısmından istediğiniz gönderiye ulaşabilirsiniz

>

Eski Türk Edebiyatı Divanları

Âgâh Dîvânı İndir Âhî Dîvânı İndir Ahmedî Dîvânı İndir Arpaeminizâde Sâmî Dîvânı İndir Âşık Çelebi Dîvânı İndir Avnî (Fatih) Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Bâkî Dîvânı İndir Behiştî Dîvânı İndir Beyânî Dîvânı İndir 1 İndir 2 Bursalı Rahmî Dîvânı İndir Dede Ömer Ruşenî Dîvânı İndir Edincikli Ravzî Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Edirneli Nazmî Dîvânı İndir 1 İndir 2 Emrî Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Enderunlu Hasan Yaver Dîvânı İndir Fevzî Dîvânı İndir Filibeli Vecdî Dîvânı İndir Gelibolulu Sun'î Dîvânı İndir Hakîkî Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Hamdullah Hamdi Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Haşmet Külliyâtı İndir Hecrî Dîvânı İndir Kâmî Dîvânı İndir Kânî Dîvânı İndir Karakoyunlu Cihânşâh Hakîkî Dîvânı İndir Kâtibzâde Sâkıb Dîvânı İndir Lebîb Dîvânı İndir Mânî Dîvânı Şener Demirel İndir Mehmed Sıdkî Dîvânı İndir Meşhûrî Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Mostarlı Ziyâî Dîvânı İndir (Giriş) İndir (Metin) Muvakkitzâde Pertev Dîvânı İndir Münîrî Dîvânı İndir ...

Şeyh-i San’an Hikayesi-MANTIKU'T-TAYR-FERİDÜDDİN ATTAR HZ.

Şeyh-i San’an Hikayesi-MANTIKU'T-TAYR-FERİDÜDDİN ATTAR HZ. Şeyh-i San’an, zamanın piriydi… Yüceliğine dair ne desem, hepsinden de üstündü, ileriydi. Haremde kemal sahibi dört yüz dervişiyle tam elli yıl şeyhlik etmişti. Dervişleri de aynen kendisi gibiydi… Gece gündüz riyazette bulunurlar, bir an bile dinlenmezler, istirahat etmezlerdi. Hem ameli vardı, hem ilmi; meydandaki şeyleri de bilirdi, gizlileri de keşfederdi, sırlara da mahremdi. Elliye yakın haccı vardı; bütün ömrünce umre eder dururdu. Namazının orucununsa haddi hesabı yoktu. Hiçbir sünneti terk etmezdi. Huzuruna gelen yol kılavuzu erler, kendilerinden geçerler de öyle gelirlerdi. O mana eri, kılı kırk yarardı; kerametlerde de kuvvetliydi, rütbe ve makamlarda da. Kim hastalanır, bir gevşekliğe düşerse nefesiyle iyileşir, kuvvetlenirdi. Hulâsa neşe çağında da, gam zamanında da halka rehberdi; âlemde bayrak gibi yücelmişti, şöhret bulmuştu. Kendisini, kendisiyle sohbet edenlerin ulusu görmekle beraber birkaç gece biteviye bir rüya görüyordu: Haremden göçmüş, Rum ülkesinde yurt tutmuş; durmadan bir puta secde ediyor. O âlemin uyanık eri, bu rüyayı görünce eyvahlar olsun dedi, şimdicek Tevfik Yusuf’u kuyuya düştü; yolumuz, aşılması güç bir bele çattı! Bilmem bu dertten canını kurtarabilecek miyim? İmanımı kurtarabilsem canımı terk ederim ya! Bütün dünya yüzünde tek bir adam yoktur ki yolda böyle bir sarp geçide rastlamasın! Yoldaki bu sarp geçidi, bu aşılmaz beli geçer, aşarsa yol, kendisine aydınlanacak, gideceği yeri görecekti. Fakat o geçidin ardında öylece kalakal...

Divan Edebiyatının Temsilcileri

  Divan Edebiyatının Temsilcileri HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır. MEVLANA: XIII.yüzyılda yaşamıştır. Birkaç Türkçe beyit dışında, tüm şiirlerini Farsça ile yazan ünlü tasavvuf şairidir. Oğlu Sultan Veled de tasavvufi konuları işleyen bir şair olarak bilinir. Mesnevi,Divan-ı Kebir, Mektubat, tanınmış eserleridir. ALİ ŞİR NEVÂİ: Çağatay lehçesinin en güzel örneklerini veren şair 15. yüzyılda yaşamıştır. Muhakemetü”l-Lugateyn adlı eserinde Türkçe“nin Farsça“dan daha üstün birdil olduğunu savunmuştur. Hamsesi vardır. Anadolu dışında Türkçe şiir yazan ilk şairdir. ŞEYHİ: 15. yüzyılda yaşamıştır. “Harnâme” adlı eseri edebiyatımızda ilk fabl türü eser olarak bilinmektedir. Mesnevi alanında başarılı olmuştur. SÜLEYMAN ÇELEBİ: 15. yüzyılda yaşamıştır. Hz. Muhammed için yazdığı Vesilet-ün-Necat (mevlit) adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir. (İslam edebiyatında Hz. Muhammed”in hayatını anlatan eserlere SİYER denir). BÂKİ: Baki,16. yüzyıl şairlerindendir. Döneminde “şairler sultanı” olarak tanınmış ve saratın bütün olanaklarından yararlanmıştır. İyi bir medrese eğitimi gördüğü bilinmektedir. Dünya nimetlerinin hepsinden yararlanma anlayışındadır. Kanuni”nin ölümü üzerine yazdığı mersiyesi çok tanınmıştır. Divanı vardır.FUZÛLİ: Fuzuli 16. yüzyılın en güçlü şairlerindendir. Arapca, Farsça, Türkçe divanı olan tek şairdir. Eserlerini Azeri lehçesiyle yazmıştır. Divan edebiyatının en lirik şairi olarak kabul edilmektedir. Ona g&ou...

"Divan Edebiyatı"nda tıp:

"Divan Edebiyatı"nda tıp: Nezle mânend-i avârız nüzül oldı salgın Hasteler hânesine döndi serây-ı âlem Nezle, bir salgın şeklinde dünyaya yayıldı, Âlem sarayı, tıpkı hastalar hanesine döndü. Vehbî...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

  Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri Şiirin birim sayısı, birimdeki dize sayısı, dizelerdeki hece sayısı ve kafiye düzeni ile belirlenen şekline nazım biçimi adı verilir. Şiirin bazen konusu, bazen de ölçüsünün kalıbı şiir biçimi önemlidir. Nazım biçimindeki dizelerin kümelenişine nazım birimi; nazım birimlerindeki dizeler arasındaki uyak bağlantısına uyak düzeni; nazım şekilleri, nazım birimi ile uyak düzenine göre türlere ayrılmasına nazım türü denir. Nazım türlerinde dize ve uyak düzeni şemayla; bu şemada her dize bir çizgiyle; kafiyeler birharfle gösterilir. Ana kafiye için “a” harfi kullanılır. Diğer kafiyeli dizeler “b”den başlanarak sırayla harflendirilir. Kafiyesiz dizeler “x” ile; nakaratlar harfin üzerine konan küçük bir “n” harfi ile gösterilir. Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri Divan şiiri, mazım biçimleri açısından zengin bir şiirdir. Nazım biçimleri beyit ve bent olmak üzere ikiye ayrılır. Beyitle yazılanlar “aynı” ve “ayrı” uyaklı olmak üzere iki dala ayrılır. Aynı uyaklıların en önemlileri gazel, kaside ve müstezattır. Ayrı uyaklı tek nazım şekli ise mesnevidir. Bentlerden oluşan nazım biçimleri de tek bentli ve çok bentli olarak gruplandırılır. Tek bentli olanlar rübai ve tuyuğ, çok bentliler ise musammat ana başlığı altında toplanan murabba, şarkı, muhammes, tahmis, tardiye, taşdir, müseddes, tesdis, müsebba, tesbi, müsemmen, temsin, muaşşer, taşir, terkib-i bent ve terci-i benttir. Bunun haricinde müfred yani tek beyit ve azade (tek mısra) vardır. Dize, manzum yapıtların her bir satırına verilen isimdir.&nb...

Divan Edebiyatı

  Divan edebiyatı, Türklerin İslâm dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatının etkisi altında gelişmiştir. Bu etki, Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçe'ye girmesinin yanı sıra, bu dillerinanlatım biçimlerinin benimsenmesiyle de kendini gösterir. Bu edebiyata Divan edebiyatı denmesinin nedeni, şâirlerin şiirlerini divan denen el yazması kitaplarda toplamış olmalarıdır.   İslâm dininin benimsenmesinden sonra,Kuran'ın Arapça olmasından dolayı pek çok toplumun kültür dili değişime uğradı. İranlılar 9. yüzyılda edebiyat ürünlerini, Yeni Farsça diye adlandırılan bir dille vermeye başladılar. İran edebiyatının bu ürünlerinden Türk edebiyatı büyük ölçüde etkilenmiştir. Öte yandan Anadolu'da kurulan Türk devletleri, resmi yazışma dili olarak Arapça ve Farsça'yı kullandılar. Bu durum edebiyat dilinin değişmesine de yol açtı. Özellikle saray çevresindeki şairler ve yazarlar, yapıtlarını Arapça ve Farsça yazmaya başladılar. Osmanlı Devleti döneminde Arapça ve Farsça'nın yoğun etkisinde kalmış olan Osmanlıca dili divan edebiyatında kullanılan ana dildir. Divan Edebiyatı'nda nazım birimi Bir Osmanlı bahçe eğlencesi: şâir, misâfir ve sâki betimlemesi. 16. yüzyıl, Dîvân-ıBâkî`den.Nazım sözlük anlamıyla "sıra", "düzen" demektir. Ama Divan edebiyatında nazım dendiğinde şiir anlaşılır. Divan edebiyatı, daha çok şiir türünde örnekler içerir ve düzyazı ürünler azdır. Divan şiiri, kurallarını Arap ve İran edebiyatından alan aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Bun...