Yönlendiriliyorsunuz!

Yeni güncemize yönlendiriliyorsunuz. Arama kısmından istediğiniz gönderiye ulaşabilirsiniz

>

Gagauz (Gök Oğuz) Türk Dili

Sene 1990... Dağlık Karabağ savaşının Akdam Cephesi'nde Azerbaycan milis teşkilatı lideri Katır Mehmet'le birlikteyiz. Türkiye'den gelen bazı Ülkücüler yeni şehid oldular, onların üzüntüsü var içimizde... Ermeniler Kızıl Ordu generallerine rüşvet vermişler, bölgedeki Rus tank birliği bizim bulunduğumuz bölgeyi cehenneme çeviriyor. Birden, aralarından iki tanesi koptu, üzerimize doğru geliyor. İlerleyen yıllarda şehitlik mertebesine ulaşan Mehmet ile göz göze geldik. Belli ki tanklardan kurtuluşumuz yok! Aynı anda kelime-i şehadet getirdiğimizi hatırlıyorum. Fakat iki tank tam bulunduğumuz yere geldiklerinde birden namlularını karşı tarafa çevirip ateşe başlayınca şaşırdık. İşte o anda, tankların telsiz antenlerine takılı, mavi zemin üzerine BOZKURT işareti olan Gagavuz bayrağını gördük. Daha sonra tanktan inip yanımıza gelen Gagavuz asıllı teğmenin şu sözleri benim açımdan "özel tarih" tir. "Şu Ruslara bak! Parayı almışlar, bize Türk kardeşlerimize ateş emri verdiler. Biz de isyan edip buraya geldik. Şimdi durumlar eşittir, merak etmeyin" Gagavuzlar Ortodoks Hristiyan. Tıpkı Ermeniler ve Ruslar gibi. Azerbaycan Türkleri ise Müslüman... Hristiyan Gagavuz, din kardeşini çiğneyip kan kardeşinin yanında duruyor... Ardan Zentürk'ün Savaş Anılarından ...

Özbek Türkçesi / Özbekçe – Türk Lehçeleri

  Özbek Türkçesi / Özbekçe – Türk Lehçeleri Doğu Türkçesinin iki yazı dilinden biri olan Özbekçenin konuşurları, Altınordu Devleti’nin ardından kurulan Özbek Hanlığı içindeki Türk, Moğol ve Fars karışımı halkın torunlarıdır. Özbekler bu adı, 14. yüzyılda yaşamış Altınordu emiri Özbek’ten almışlardır. Özbek Hanlığı’nın ardından siyasi bir bütünlük gösteremeyen Özbekler, 19. yüzyılın sonuna doğru Rus işgaliyle karşılaşmışlardır. 1924 yılında eski Sovyetler Birliği içinde Özbekistan Özerk Cumhuriyeti kurulmuş, 1936 yılında Karakalpak Bölgesi de bu cumhuriyete bağlanmıştır. Özbekistan, Sovyetler’in dağılmasıyla 1991 ‘de bağımsızlığına kavuşmuştur. Güncel verilere göre Özbekistan’ın nüfusu 27.606.007′dir ve bu nüfusun % 74.3′ü, yani yaklaşık 20.5 milyonu Özbektir. Ayrıca nüfusun % 88′i müslümandır. Özbeklerin çoğunluğu başkenti Taşkent olan Özbekistan’da yaşıyor olsa da Tacikistan, Kırgızistan,Kazakistan ve Türkmenistan‘da da büyük Özbek toplulukları vardır. 1989 sayımına göreeski Sovyetler Birliği’ndeki Özbeklerin toplam sayısı 16.686.244′tür. 1930′a kadar Arap, 1930-1940 yılları arasında Latin alfabesi ile yazılan Özbekçe1940′tan beri Kiril harfleriyle yazılmaktadır. Sovyetler’in dağılmasının ardından, 2 Eylül 1993′te Latin harflerine geçme kararı alanÖzbekler, uygulama 2005′te başlayacağı halde süreyi 2010′kadar uzatmışlardır.Özbekçe, Çağatay yazı dilinin doğrudan devamı olduğu için çok eski bir yazı geleneğine sahiptir. Doğu T&uum...

Türkmen Türkçesi / Türkmence – Türk Lehçeleri

  Türkmen Türkçesi / Türkmence – Türk Lehçeleri Oğuz grubu içinde Ana Oğuzca özellikleri en iyi korumuş dil olan Türkmence, Horasan Türkçesiyle birlikte doğu Oğuzcayı temsil eder. Türkmenlerin kökeni bugünkü Moğolistan toprakları ile Baykal Gölü civarında yaşamış olan ilk Oğuz boylarına kadar gider. Oğuz konfederasyonu içinde yer alan Türkmenler, 8. yüzyılda Orta Asya‘ya doğru hareket etmişler ve Sirderya ve Ural ırmakları arasında yerleşmişlerdir. Bir etnik ad olarak Türkmen, ilk kez Kaşgarlı Mahmut’un Divanu Lügati’t-Türk adlı eserinde geçer. Moğol istilasından sonra Orta Asya’da kalmış olan Oğuz-Türkmen boyları 16. yüzyıla kadar esas olarak Hazar denizi, Balkan dağları ve Mangışlak bölgesinde yerleşmişlerdir. Türkmen boylarının göçü 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar sürmüş ve Harezm’e, Horasan’a Türkmenistan’a kadar uzanmışlardır. I917′den itibaren eski Sovyetler Birliği içinde yer alan Türkmenistan, 1991 ‘de birliğin dağılmasıyla birlikte 27 Ekim 1991′de bağımsızlığına kavuşmuştur. Başkenti Aşkabat’tır. Orta Asya’daki diğer Türk halkları gibi Türkmenler de 15. ve 17. yüzyıllar arasında yazı dili olarak Çağataycayı kullanmışlardır. Türkmenlerin ünlü şairi Mahdumkulu 18. yüzyılda ilk kez yerel ağızla, yani Türkmenlehçesi ile şiirler söylemiş ve onu diğerleri takip etmiştir. 1925 Ekiminden beri Türkmenistan’ın resmi yazı dili olarak kullanılan Türkmence, 1929 yılına kadar Arap, 1929-1940 yılları arasında Latin, 1940-1996 yılları arasında Kiril alfabesiyle yazılmış, 1 Ocak 1996′dan itibaren yeniden Latin ası...

Kırgız Türkçesi / Kırgızca – Türk Lehçeleri

  Kırgız Türkçesi / Kırgızca – Türk Lehçeleri Kıpçak grubu Türk halklarının eneskilerinden olan Kırgızların adına daha Runik metinlerde rastlanır. Önce Orhon sonra da Uygur Türklerinin egemenliği altında yaşayan Kırgızlar 841 yılında Moğolistan’ daki Uygurları yenilgiye uğratarak bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Kısa süren bu bağımsızlıktan sonra 1207′de Moğol egemenliği altına giren Kırgızlar, Moğol döneminden sonra Çağatay Hanlığı içinde yer aldılar. 17. yüzyıl başlarında Yenisey-Abakan bölgesine gelen Ruslar burada dört Kırgız prensliği bulmuşlardı. 17. yüzyılın ikinci yarısında Kalmuk egemenliğine giren Kırgızların büyük çoğunluğu 18. yüzyıl başlarında Tienşan bölgesindeki bugünkü topraklarına göç etmiştir. Kırgızlar 19. yüzyılın ikinci yarısında Rus egemenliği altına girmiş ve 1936′da Kırgız Özerk Cumhuriyeti olarak eski Sovyetler Birliği’ne katılmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 1991′de bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Eski Sovyetler Birliği’ndeki Kırgızların toplam sayısı 1989 sayımına göre 2.530.998′dir. Güncel verilere göre ise Kırgızistan’ın toplam nüfusu 5.5 milyon civarındadır ve bunun da % 64′ü yani yaklaşık 3.5 milyondan fazlası Kırgızdır. Ayrıca Özbekistan, Tacikistan, Kuzey Afganistan ve Pakistan’da, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi’nde de Kırgız toplulukları vardır. Kırgızlar sünni müslümandırlar. Sovyet Devriminden sonra yazı dili olan Kırgızca 1924-1926 yılları arasında Arap, 1928-1940 yılları arasında Latin alfabesi ile yazılmıştır. 1940′tan beri Kiril alfabesi ile yazılmaktadır. Kırgızistan 1993′te Ankara’da yapılan toplantı...

Kazak Türkçesi / Kazakça – Türk Lehçeleri

  Kazak Türkçesi / Kazakça – Türk Lehçeleri Etnik bir ad olarak “Kazak” sözcüğünün ortaya çıkışı, Orta Asya‘daki Moğol istilasından sonradır. Altın Ordu devleti içinde biçimlenen Türk-Moğol karışımı Kazak boyları 15.-18. yüzyıllar arasında Kalmuklarla mücadele etmiş, 18. yüzyılda da Rus egemenliği altına girmişlerdir. 1924 yılında eski Sovyetler Birliği içinde kurulan Kazakistan Özerk Cumhuriyeti, Sovyetlerin dağılmasıyla 1991′de bağımsızlığını ilan etmiştir. Kazakistan İstatistik Kurumu verilerine göre Mart 2009 tarihinde Kazakistan’ın toplam nüfusu 15.828.000′dir. Kazakistan Hükümeti resmi sitesinde Kazak sayısının toplam nüfusun yaklaşık % 60′ı olduğu belirtilmiştir. Bundan Kazakistan’daki Kazak sayısının 9.496.000 olduğu anlaşılabilir. Ayrıca Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan Cumhuriyetleri, Rusya Federasyonu, Moğolistan, Afganistan, Çin ve Türkiye’de yaşayan Kazak nüfusla bu sayının 12 milyona yaklaştığı tahmin edilebilir. Kazaklar sünni müslümandırlar. Devlet başkanı Nursultan Nazarbayev’in, 2006 yılında Latin esaslı Kazak alfabesine geçiş için altı ay içinde hazırlık yapılması gerektiğine dair bir talimatı olmuştur. Ayrıca 11.-15 Haziran 2007′de Türk Dil Kurumunda Kazakistan’ın Latin harflerine geçişi ile ilgili bir toplantı, yapılmış ve gelişmeler değerlendirilmiştir.Kazakça Türk dili dünyasının güney Kıpçak grubu içinde yer alır. 19. yüzyılda Rus yönetimi altında yazı dili olan Kazakça kuzeydoğu ağızlarına dayanır. Kazak yazı dilinin kurucusunun Abay Kunanbayulı (1845-1904) olduğu düşünülse de, Abay’ın çalışmaları...

Azerbaycan Türkçesi / Azerice – Türk Lehçeleri

  Azerbaycan Türkçesi / Azerice – Türk Lehçeleri Türkiye Türkleri gibi, batıya göç eden Oğuzların torunları olan Azeriler bugün esas olarak İran’da, merkezi Tebriz olan Azerbaycan vilayetinde ve eski Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 1991′de bağımsızlığını kazanan Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. 19. yüzyılın ilk yarısında Rus işgaliyle ikiye bölünen Azerbaycan’ın tarihinde Türkmençay Antlaşması (1828) ile yeni bir dönem başlamıştır. Kuzey ve Güney Azerbaycan arasındaki ilişkiler 20. yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna değin Rusya’da Sovyet, iran’da Pehlevi rejimlerinin kurulmasına değin sürse de, bu dönemlerden itibaren Stalin ve Pehlevi siyasetleri sonucunda, güney ve kuzey arasındaki ilişkiler kesilmeye, ayrımlar belirginleşmeye başlamıştır. Azeri Türkleri, iki farklı siyasal sistemin yönetimi altında, farklı koşullarda gelişimlerini sürdürmüşlerdir. İran Azericesi Tebrizi, Zencani, Erdebili ve Urumiye ağızlarından oluşur. Bunlar içinde Tebriz ağzı (Tebrizi) ölçünlü ağız olarak kabul edilir. Ayrıca Karapapah, Afşari (Afşar), Şahseven, Mokaddem, Baharlu (Kameş), Nafar, Karagözlü, Pışagçı, Bayat, Kaçar vb. ağızlar da vardır. Azerice İran’daki Türk lehçeleri içinde en tanınan ve üzerinde en çok bilimsel çalışma yapılan diyalekttir.   Azerbaycan Cumhuriyetinde konuşulan Azericenin başlıca dört diyalekt grubu vardır: Doğu diyalektleri (Küba, Baku, Şamahı, Muğan, Lenkoran), Batı diyalektleri (Kazak, Gence, Karabağ diyalektleri, Ayrum ağzı), Kuzey diyalektleri (Nuha), Güney-Doğu diyalektleri (Nahçıvan, Ordubad, Tebriz diyalektleri, Yerevan ağzı).Eski Sovyetler Birliği’nden b...

Salar Türkçesi / Salarca – Türk Lehçeleri

  Salar Türkçesi / Salarca – Türk Lehçeleri Çin’deki resmi etnik azınlıklardan olan Salarlar, başlıca Tibet platosunun kuzey kıyısında yaşarlar. Ayrıca Kansu eyaletinde ve Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi’nin kuzeyinde Salarca konuşan topluluklar vardır. Tarihi, etnografik ve dilsel kanıtlar Salarların 14. yüzyılda batı Türkistan’dan, Semerkand’ın güneyinden geldiklerini göstermektedir. Salarlar Çin’deki bu yeni yurtlarında Çin ve Tibet halkları ile birlikte yaşamışlar, bunun sonucu olarak da dilleri ve müslümankültürleri geniş ölçüde Çin ve Tibet etkisinde kalmıştır. Çoğunlukla Hanefi Müslüman olan Salarlar Çin okullarında okurlar ve resmi dil olarak Çinceyi kullanırlar. Bu nedenle Salarcaya birçok Çince ve Tibetçe sözcük girmiştir. 1990 verilerine göre Salarca konuşur sayısı 70.000′e yakındır. Yoğun dil ilişkileri nedeniyle Salarca bugün karışık özellikler gösterir. Bu nedenle araştırmacılar tarafından farklı gruplara dahil edilmiştir. A. M. Dwyer, 1998′de yayımlanan ayrıntılı makalesinde Salarcada farklı dillere ait bu özellikleri sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırmada Oğuzca özelliklerin yoğunluğu dikkat çeker.   Salarcanın en önemli ses özelliği çok heceli sözcüklerin sonundaki -g sesinin düşmüş olmasıdır: a:çıg>a:ci “acı”, kiçig>kiçi “küçük” vb.; Ayrıca i önündeki d sesinin genellikle c’ye değişmesi (yedi>yici “7″, almadı>almaci vb.); Ana Türkçedeki birincil uzun ünlülerin bazı sözcüklerde korunmuş olması (a:çıg > a.ci &ldqu...

Halaç Türkçesi / Halaçça – Türk Lehçeleri

  Halaç Türkçesi / Halaçça – Türk Lehçeleri Halaçlar Orta İran’da, başkent Tahran’ın 200 km kadar güney-batısında, Hemedan ile Kom şehirleri arasındaki bölgede yaşayan bir Türk halkıdır. Nüfuslarının 28 bin olduğu tahmin edilmektedir. Önceleri Azericenin bir diyalekti olduğu sanılan Halaççanın, Alman Türkologlarından Doerfer’in yaptığı araştırmalar ve incelemeler sonunda, birçok eskicil özellikleri bulunan bağımsız bir Türk dili olduğu ortaya çıkmıştır. Bir yazı dili değildir ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Divanü Lügati ‘t-Türk’te geçen Argu diyalektinin devamı olduğu düşünülen Halaçça, Ana ve Eski Türkçeye ait kimi eskicil özellikleri korumaktadır. Bunlar, Ana Türkçe söz başı h- (ha.r- “yorulmak” ...

Nogay Türkçesi / Nogayca – Türk Lehçeleri

  Nogay Türkçesi / Nogayca – Türk Lehçeleri Nogaylar, baskın öğelerini türkleşmiş Moğolların oluşturduğu bir Kıpçak halkıdır. 13.yüzyıl ortalarında büyük bir siyasi birlik oluşturuyorlardı ve asıl yerleşim bölgeleri Volga ırmağının ağzındaki Sarayçık’tı. 16. yüzyıl ortasında Korkunç İvan’ın Astrahan ve Kazan Hanlığı’nı yıkmasıyla ikiye ayrılan Nogaylar bugün üç büyük öbek oluştururlar: Ak Nogaylar (Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi’nde); Kara Nogaylar (Dağıstan Özerk Cumhuriyeti’nde ve Kara Nogay Bölgesi’nde); 3. Asıl Nogaylar (Stavropol bölgesinde). 1989 sayımına göre eski Sovyetler Birliği’ndeki Nogayların toplam sayısı 75.564′tür.Nogayca, Kazakça ve Karakalpakçaya çok yakın olan bir Kıpçak dilidir. Rus devriminden sonra yazı dili olmuştur. 1928-1938 yılları arasında Latin harfleriyle yazılan Nogayca, 1938′den beri Kiril kökenli bir alfabe ile yazılmaktadır. Nogaycanın belli başlı ses özellikleri Eski Türkçe söz başı y- sesinin koruması, ş>s ve ç>ş değişiklikleridir: yadag “yaya”>yayav; beş>bes; keç>keş “akşam” vb. ...

Karay (Karaim) Türkçesi / Türk Lehçeleri

  Karay (Karaim) Türkçesi / Türk Lehçeleri Başkentleri Volga kıyısında bulunanve 650-965 yılları arasında geniş bir bölgede etkili olan Hazar devletinin ardından biçimlenmiş olan Karaim halkı daha Hazar devleti döneminde museviliği kabul etmişti. Zaten Karaim sözcüğü de İbrani dilinde “Tevrat’ı, kutsal kitabı okuyan” anlamına gelen Karay sözcüğünün çoğul biçimidir. Karayca veya Karaimce bugün Türk dili dünyasının kuzeybatıdaki en uç noktasında, Litvanya ve Ukrayna’da küçük gruplar tarafından konuşulur. Bu gruplar en az altı yüzyıl önce Kırım’dan buraya gelmiştir. Bu yüzden uzun süredir diğer Türk dillerinden izole edilmiş olarak konuşulan Karaycanın söz diziminde özellikle Slavcanın etkisiyle ilginç değişiklikler ortaya çıkmıştır: Ullu edi kerki bu yarık ketsenin (“Bu aydınlık gecenin güzelliği büyüktü”).   Troki ve Haliç ağızları arasında bazı önemli ayrılıklar vardır. Bunların başlıcaları şunlardır: Artdamak k ünsüzü Haliç ağzında korunmuş, Troki ağzında sızıcı h’ya değişmiştir: Haliç arık “yorgun”=Troki arıh vb.; Eski Türkçe ıj sesi Haliç ağzında «’ye, Troki ağzında ise v’ye değişmiştir: Haliç tr/an=Troki atey “baban” vb.; söz başındaki ti ses öbeği Troki ağzında korunduğu halde Haliç ağzında sık sık ki’ye değişir: Troki til “dil”=Haliç kil; Genel Türkçe ö, ü ünlüleri Troki ağzında ö, ove«, u olarak korunduğu halde Haliç ağzında e. i ünlülerine değişir: Troki k ‘ok “mavi”=Haliç kek vb.Karaycanın Polonya ve Litvany...

Altay Türkçesi / Altayca – Türk Lehçeleri

  Altay Türkçesi / Altayca – Türk Lehçeleri Altayca, Aşağı Çulım, Kondom ve Aşağı Tom Ağızları, Kuzey Altay Diyalektleri başlığı altında belirtilmiş olan kuzey Altay diyalektleri Tuba-Kumandu-Çalkandu ile güney Altay diyalektleri Oyrot-Telengit-Teleütlerin ortak yazı dilidir. Altay yazı dili Oyrot (Altay kiji)-Telengit-Teleüt ağızlan üzerine kurulmuştur. Altay bölgesi Orhon, Uygur ve Kırgız egemenliklerinden sonra 12. yüzyılda Moğol istilasıyla karşılaşmış, 17. yüzyılda Rus yönetimi etkili olmaya başlamış, 19. yüzyılda da bölge tümüyle Rus kontrolüne geçmiştir. Kuzey ve Güney Altayca konuşurlarının toplam sayısı 1989 sayımına göre 71.317′dir. Çok farklı Türk boylarını içine alan bölgede doğal olarak, Şamanizm, Lamaizm, Budizm gibi farklı inanç biçimleri görülür.   Altaycanın kuzey ve güney diyalektleri arasında bazı önemli farklar bulunur. Bunlardan biri, ilk hecedeki ag ses öbeğinin kuzey Altay ağızlarında korunmasına karşılık, güney Altay ağızlarında ve yazı dilinde uzun veya kısa u sesine değişmesidir: kuzey Altayca tag, bag; güney Altayca ve yazı dili tu:, bu: vb. İki grup arasındaki bir diğer farklılık çok heceli sözcüklerin sonundaki -ıg/-ig ses öbeklerinin kuzey ağızlarında korunması, güney Altay ağızlarında ve yazı dilinde sırasıyla kısa w ve w seslerine değişmesidir: kuzey Altayca taglıg “dağlı”; şerig (<çerig) “savaş”; güney Altayca ve yazı dili lu.lu, çerü vb.1922′ye kadar yazı dili olarak Teleütçe kullanılmış, Sovyet Devriminden sonra 1922′lerde Oyrot ağzına dayalı Altay yazı dili oluşturulmuştur. Bu nedenle I948′e kadar bu yazı dili Oyrotça olarak adlandırılıyordu. 1928′...